Ana sayfa » Bir defa kaybedildimi, yerine koyulamayan şey; Güven
#İLİŞKİLER

Bir defa kaybedildimi, yerine koyulamayan şey; Güven

Sevgilimin güvenini nasıl kazanırım?

Konumuz güven. Kazanılması EN zor şey iken, kaybetmesi EN kolay şey olarak adlandırılır hep. Hele aşk mevzu bahis olduğunda, fark etmeden uçar gider ellerinizden.
Kadının ve erkeğin birbirine olan güveni, ilişkinin rotasında çok önemli bir role sahip. Yıllar boyu sürebilecek birlikteliklerde çok önemli güven, ne kadın ne erkek kendini tırmalayan bir “acaba” fikri ile yaşamaya dayanamaz. Ve o “acaba” bir defa girdiğinde beyne, asla çıkamaz. “Güven nasıl kazanılır” diye soruyorsanız, aslında bunun cevabı biraz onda, biraz sizde.

Güven ya da güvensizliği hemen ihanet olarak düşünmemek lazım aslında, ama elde değil.

Sevgilimin güvenini nasıl kazanırım?

İnsanlar birbirinin güvenini kazanmayı ancak kaybedince odaklanırlar ve bununla birlikte sormaya başlarlar; “Sevgilimin güvenini nasıl kazanırım?”
Birine verdiğimiz söz, birinin bizim kişiliğimize olan inancı, haklarımız konusundaki hassasiyeti, herhangi bir olay karşısındaki tepkisine olan inancımız da birer güven ya da güvensizlik konusu olabilir.

Kadın erkek ilişkisinden bahsettiğimizde ister istemez konu belli bir yöne gidiveriyor

Berberliğin temel taşı güven, ilişkinin ilk gününden itibaren ‘ilk intiba’ dediğimiz ilk bakış ile sağlanmaya başlıyor. İstikrarlı ifadeler, birbirini destekleyen tavırlar ile oluşmaya başlıyor. Zaman geçtikçe ve yaşanılanlar pekiştikçe bir güven çemberi oluşuyor.
Ve aslında sevilene hissedilen güvenin tanımı, kendimizi güvenlik çemberi içinde hissediyor olmamız. tıpkı çocukken oynadığımız yakalamaca oyununundaki ‘kale’ kavramı gibi.
Kale olarak sayılan bölgede olduğunuzda kendinizi ne kadar iyi hissederdiniz hatırlıyor musunuz?

Ya birisi gelip kulağınıza ‘kale orası değil, karşıdaki ağaç kale’ deseydi. Ne hissederdiniz?

Güven sarsılması aslında sadece güveninizi kıran kişi ile aranızdaki bir durum olmaktan çıkıyor derinlerde. Yaşanan olay konusunda güvensiz hale de gelmeye başlıyorsunuz. Eğer aynı durum konusunda birden fazla defa hayalkırıklığı hissettiyseniz, hayal kırıklığına farklı insanlar tarafından uğratılmış olsanız bile, o durum sizin için pekte ‘huzurlu ol..’ mesajı içermiyor demektir.

Bu da ne yazıkki içimizdeki ‘nöbetçi askeri’ uyandırıyor.

İşte tam bu sırada devreye giren başka bir arkadaş var. Tanıştırayım.

‘Savunma Mekanizması’

Elimizide olmadan geliştirdiğimiz bir tavır kendisi. Bizi korumak, kırılmayı engellemek için çıkıyor ortaya bir süper kahraman  edasında. İleri görüşlü ve evhamlı kişiliği ile, her kalp kırıklığında yanımızda….

Ya o olmasa.

Nasıl geçer bu yaralar ?

Google’da Ara