Ana sayfa » Ruh eşliği iyi seks demek değildir
#AŞK

Ruh eşliği iyi seks demek değildir

Ruh eşim olduğunu nasıl anlarım?

Sosyal açıdan, ekonomik açıdan, kültürel açıdan birbirinden tamamen farklı iki insanın sabahlara kadar ateş bir şekilde sevişiyor olması, orgazmın doruklarına ulaşıyor olması ruh eşliği değil; ten uyumudur. Bir çeşit maceradır ve bir süre sonra son bulacaktır. Bunun ne ruhlar aleminde, ne psikolojide, ne de mantıkta farklı bir açıklamasını bulmak, inanın mümkün değil.
Ruh eşliğine tutunmuş olan zihinlerimiz, aşkın seksten ibaret veya en önemli bulgusunun seks olduğunu zannede dursun, ruh eşi olmanın yalnızca iyi seks ile ilgisi kesinlikle yok. Ruh eşim olduğunu nasıl anlarım diye düşünüyorsanız, ruh eşinde aranması gereken özellikler iyi bir cinsel yaşamın dışında zihinsel, sosyal ve duygusal eşlilikten geçiyor.

Ruh eşim olduğunu nasıl anlarım?

Kişiliği sağlam mı?

İnsanın etrafı ile ilişkisi ikili ilişkisine de birebir olarak yansıyacaktır. İlişkilerde cicim ayları denen, başlangıç döneminde güzel geçen günler zamanla yerini stabil bir davranışa bırakacak ve bu sırada kişinin asıl hali ortaya çıkacaktır. İlişki yaşadığımız kişinin dış dünya ile iletişimi, ailesi ve yakın çevresi ile dialogları, kriz yönetimi oldukça önemlidir. İnsan ilişkileri zayıf hatta kötü bir bireyin zaman içinde bizimle de ilişkisinin sağlıksız yürüyeceğini akılda tutmak gerekiyor.

Kendisine değer veriyor mu?

Özgüven, özsaygı, kendine değer vermek ve kendini doğru konumlandırmak yetişkinlikte sahip olunması gereken en önemli özellikler. Bir kişinin kendine güvenmesi, kendine saygı duyması, yaşadığı hayatta kendini doğru konumlandırması ilişkisini de doğrudan etkiler. Kendimize duymadığımız saygıyı karşımızdakine de gösteremeyiz, kendimize göstermediğimiz anlayışı karşımızdakine de gösteremeyiz.

Öfke kontrolü ve duygu yönetimi var mı?

Tartışmalar her ilişki için kaçınılmazdır. Ancak anlaşmazlıklar karşısında alınan tavır ilişkinin kaderini belirler. Kişinin dış dünya ile yaşadığı sorunlar karşısındaki tavrı doğrudan ilişkide olduğu kişi ile iletişimini de belirler.
İlişkide olduğumuz kişi işinde, aile ilişkilerinde ve sosyal yaşantısında ortaya çıkan sorunlar karşısında  nasıl bir tavır takınıyorsa, bizimle olan ilişkisindeki sorunlara da aynı şekilde yaklaşacaktır.

Ortak hayallere ve amaçlara sahip miyiz?

İkili ilişkilerde en büyük sorunlar ortak hayal ve amaçları hedeflememekten doğar. Aşk ve cinsellik yolunda gidiyor gibi görünse bile, gerçek hayat ayakları yere basan hedefler ve planlardan ibarettir. Maddi planlamalar, aile içi planlamalar, çocuklar, ortak yaşam alanları gibi konularda aynı hedefte olup olmadığımızı bilmemiz bu yüzden çok önemli.

Ailelerimiz birbirinden çok mu farklı?

İki kişinin birbirine karşı hissettikleri ilişki için yeterli gibi görünse bile, yetiştiği aile, aldığı eğitim ve kültürü kişiliğinde belirleyici bir rol oynar. Birbirinden çok farklı aile yapılarında yetişmiş olan iki insanın uzun vadede sorun yaşamaması, aralarında anlaşmazlıklar çıkmaması olanaklı değildir. Hele hele ortak bir çocuk yetiştirmesi, oldukça riski bir girişim olacaktır. Unutmamak gerekir ki, bir kişi ile evlenmek aynı zamanda ailesi ve ailesinden gelen tüm alışkanlıklar ve kültür ile de evlenmek demektir.

Enerji seviyemiz denk mi?

Hayattan beklentilerimiz, eğlence anlayışımız, maddi beklentilerimiz, mizacımız birbirimizle olan iletişimimizi doğrudan etkiler. Bir tarafın dinlenmekten anladığı deniz kenarında kitap okumakken, diğeri için bu diskoda dans etmekse… zamanla sorunlar baş göstermeye başlayacaktır.

Kırmızı Kalp

 

Google’da Ara